Now Playing Tracks

Gelin ulan buraya ibneler!

Aşağıdaki satırlar #tarih dergisi eylül sayısında Barbaros Şansal’ın yazdığı anılarından alınmıştır.

Sirkeci otogarının faliyette, Şengül hamamının da popüler olduğu günler çoktan geride kalmıştı. Haftasonu gazetesi “Şorololar Dernek Kuruyor” başlığını atınca, Sepet Bar, Mis sokağı ve Abanoz gibi bilinen buluşma noktaları ağır polis baskınlarına maruz kalırken, İmam Adnan sokağındaki Vat69 barmeni kadın, Ülker sokağındaki evini henüz tutmuş, erkeklerin buluşması için saatlik kiraya vermeye başlamıştı. 70’li yılların ortalarına doğru okuldan kaçıp Beyoğlu’na ilk çıktığımda Vefa Lisesinde okuyordum. Ve hemen komşu yurt olan ilim yayma cemiyeti’nden ilk flörtüm delikanlı ile nihayet istikaklaldeydim.

Zeki müren’in gladyatör kostümleri geride kalmış; Ermeni bir hırdavatçının sevgilisi olan lüks Mustafa Özel şöforlü araba binleye başlamış; iran devriminden kaçan aynalı çeşmedeki at arabalı karpuzcunun oğlu Yaylalı Tambur lakaplı uğur, tilki kürkünü giymiş; Serbülent Sultan henüz sahnelere yerleşmişti. süleyman balta, okşan kimliğine dönüşürken, adanalı cıncır epilasyonda yarı yolu katetmişti Savaş, Lemi, Devran Çağlar, Ertaç Ünsal ve talha Özmen ile birlikte Bülent Ersoy da neonlarda parlıyor, Dolapdere’de çöplük diye anılan eşcinsel genelevi kapatılıyor, Sıraselviler’deki kulüp 12, kafesli bölümüne nazik erkekleri kabule yeni başlıyordu. Taksim Parkı, Pera döneminden beri popülerliğini hala korurken, Çukurcuma hamamı ve Cihangir sauna şöhretinin zirvesine ulaşmıştı. Kadıköy mendireği, Mecidiyeköy Parkı ve Aksaray birahaneleri ise birbirleri ile rekabet içindeydi. Rüya, Tan,Alkazar gibi simalarda seks furyası esiyor, 2 film birarada kampanyalarında araya pornografik parçalar konuluyordu. 80 darbesi adım adım yaklaşırken eşcinseller bir kez daha hedef olacaktı.

İşte o günlerden birinde, arkadaşım Miram ile kulağımızı deldirmeye Necla Filibeli’ye Taksim eczanesine uğradık. Kulağımıza tırnak makası ile açılmış deliğe takılmış küçük küpemizle İstiklal’de arzı endam etmeyi planlamıştık. Henüz 300 metre kadar yürüdüğümüzde yanımıza mavi bir minibüs yanaşarak, “Gelin ulan buraya ibneler” diyerek bizi gözaltına almıştı. Akşamları eşcinlleri metazori toplayıp beylik silahı ile çamlıca tepesinde barlardan seçtiği parlak oğlanlara hem de memur arkadaşları önünde tecavüz eden “uğur komise vakası” fısıltı halinde yayılmaya işte o günlerde başlamıştı. hortom süleyman ve ahlak zabıtası doğan karakaplan birdenbire kükremiş, o süreçte Bulgar Hastanesi’deki cinsiyet değiştirme ameliyatlarını ve Dr. Mındıklıoğlı’nu gündeme taşıyan Uğur Dündar da en önde olduğu halde, pürtelaş ve sormagir’e panzerlerle girilerek balyozlarla evlerin kapıları darmaduman edilmişti. Savaş ay ise Ülker sokağın köşesinde varil ateşleri içinde transeksüeller ile dramatik reytinf yayınlarına geçmişti.

Cadı avı başlıyordu, dönem henüz 80’lerdi.

O yıllarda polis teşkilatı ahlak bekçisi kesilmiş, eşcinsel- heteroseksüel demeden renkli ya da onlara aykırı gelen herkesi toplamaya başlamıştı.Kulüpler, barlar, sinemalar, hamamlar saunalar, parklar basılıyor onlarca insan polis merkezlerine alınıyor, önden yandan fotoğraflanarak fişleniyordu. Kenan Evren ve homofobik ekürileri, tren pencerelerinde, traktör üstlerinde çakma atatürk fotoğrafları yayınlarken, eşcinsellere yönelik baskı artıyor, Bülent Ersoy’a bile sahne yasağı geliyordu.

12 Eylül’ün o kadarnlık günlerinde sadece solcusuna, sağcısına değil 24.00 da başlayan sokağa çıkma yasağını bek dakika ihlal etmiş aile babasına bile işkence yapan bir devlet varken; eşcinseller kimin umrundaydı.

İşte o günlerden birinde aniden yanıverdi ışılar bir gece kulübünde. İçeri giren siviller tek tek kimlikleri toplayıverdi. Önce 2.Şube ” burda allah yok,  Peygamber tatilde” yazısı asılı zemin katın girişinde, dayaksa dayağın alası, eşek traşi ise yanında bedava sunulanı, bolca hakaret ve aşağılama, insanlık onuru olmuştu çoktan bacakarasındaki bir yüzkarası. Aç-susuz saatlerin ardından, yollar toplu halde halkın içinden yaya yürütülerek Cankurtaran’daki zührevi hastalıklar hastanesine çıkardı.Ciğer röntgeni, kan örnekleri alını, potansiyel fahişe olarak düzenlenen kayıtlar ise gbt’ye yasadışı bir armağan olurdu.

Derken emir geldi bir yerlerden, yine toplanıverdik acilen Zührevi’den, doğru Haydarpaşaya getirildik ekiplerce. Metazori bindirildik Eskişehir treni vagonlarına faşistlerce. Gece yarısı Ekspresi filmi bile yasaklıydı o zaman Türkiye’de.

Çok yıllar geçti üzerinden; daha geçen gün geçtim tenazül uzuvları hastanesinin önünden. Bir de baktım moda okulu olmuş o bina, hem de zina suç olmaktan çıktıktan çok sonra. İster misiniz eşcinsellik eğitimi de verilsin orada?

Bugün hala İstiklal’de iki eşcinselin elel, kolkola yürümesi neredeyse imkansız. Nefret cinayetleri ve homofobik saldırılar dinmiyor. Zengin, ünlü ve güçlü dostların varsa sorun yok; bu toplum o kadar iki yüzlü ki kendiyle yüzleşse bile göreceği gerçeğe karnı tok. Artık cinsiyet değiştirmek SGK’da ücretsiz. Yani eğer eşcinselsen, erkek ve kadın kalmana ne gerek var diyorlar. Ya diktir ya kestir !

We make Tumblr themes