Now Playing Tracks

Türkiyenin Cumhuriyetle imtihanı

Türkiye şu an bi siyasal islamcı, muhafazakar iktidarla onlara muhaliflerin çatıştığı bi politik düzenden geçmiyor. şu an yaşanan bundan çok daha fazlası.

Basit bir piyasacı vs. sosyal demokrat ekonomik zihniyet çatışmasından da geçmiyor.

Daha önceki yıllarda marjinal olarak  görülen; çevreciler, hayvan hakları savunucuları, kadın hakları savunucuları, lbgt savunucularının daha muhafazakar ve gelenekçi çevrelerle karşı karşıya gelmesi de değil.

Türkiye’nin temellerindeki muhafazlarlığı ve gelenekçiliği reddeden 90 yılı aşmış ve giderek büyümüş bir anlayış ile bu anlayışın ulaşmadığı kesimin çatışmasıdır.

Başta Atatürk olmak üzere harp okullarında yetişmiş, farklı diller öğrenerek, avrupayı ve dünyanı takip ederek; kendini birinci dünya savaşı içinde  bulmuş, zaten modernleşmesi amaçlanan bir Türkiye projesinin kadroları “diğer kesimler” farkında olmasa da tüm ülkeyi  düşmandan kurtatırırken aynı zamanda onları toplu bir modernleşme (yani kadınların sosyal hayata girdiği, dünya ile entegre, her konunun meydanlarda seslice konuşulduğu, insanların birey olarak kendine zaman ayırdığı, emeğin değerinin bilindiği) sürecine sokmuştur.

Şimdi tüm çevrelerce çok övündüğümüz cumhuriyetimiz ve seçim sistemimiz büyük halk kitlelerinin talepleri ile doğmadı. Ülkedeki işgalcilerle savaşımız da büyük halk kitlelerinin direnişi ile başlamadı.

Ülkenin modernleşmesi gereğini anlayan kadroların  ve bunun önündeki en büyük engelin aynı zamanda hanedanlık olduğunu anlaması ile herşey başlıyor.

Artık geri kalmış bir sistem olan monarşinin 1. dünya savaşı ve Bazı devletlerin anadoluyu işgali başlamasa da ortadan kaldırılacağı kesinleşmiştir. bi monarşın olmadığı modern bir türkiye hayali kuran insanlar işe koyulmuşlardır.

İşte asıl çatışma bunu anlayan o çook az insanla, o gün bunu anlamayan ve ellerini, fikirlerini bi şekilde torunlarına ulaştıran gerici insanların çatışmasıdır.

onlar için herhangi bir düşman işgali olmadığı sürece herşey yoluna girer. ülkeyi kimin ne şekilde yönettiğinin bir önemi yoktur. oy verirken de ülkeyi bir şekilde kendinin yönettiğinin farkında değildir. Kendine sadece fikir danışılan ve fikir danışıldığı için mutlu olan cumhuriyeti anlamamış insanlar bunlar

işte ülkedeki çatışma bunun çatışmasıdır. bir yüz yıl öncesinde kalmış hala cumhuriyeti anlamamış sultanlığa razı insanların, modern kavramları ve modern hayatı bi fuar alanında veya hayvanat bahçesindeki gibi uzaktan izlediğini düşünün ve bunların sergilenmek için var olan aslında hayatının bir parçası olmayacak şeyler olarka gören kesimle gerçek insanların kavgasıdır bu kavga

%40 okuma yazma oranına sahip bulgaristan ve balkanlardaki anti - monarşik zihniyet.

aleviler ve diğer azınlıklar ve cumhuriyete olan ihtiyaçları. sultanın keyfiliğinden bıkmış olmamları

bu gerici insanlar için düşman işgali olmadığı sürece ülkede başka sorun klamayacaktır. ve rte nin bu  kadar sevilme nedeni de ülkenin sorunlarınu çözmesi değil bu insanların düşman olarak gördüğü batının tam zıttı pozisyonda olmasıdır.

editlenecek

Aslında Türkiye sandığınız gibi bir yer değil, Türkiye toplumu kötü. Yeni nesil ve eski nesilin geri kafacılığı kötü. Devrimci düşünceleri,karalamaya çalışa sığıcı bi düşünce var. Dersleri sevmeyen bi nesil yetişiyor çünkü eğitim sistemi öğrenciyi düşünmyor,yada eğitim şekli. Anadolu liseslerinde toplam haftada 40 ders, bunun üstüne haftasonları liselere 6 ders ve haftada toplam 52 saat ders, hergün sizden 2 saat ve haftasonları ortalama 4 saat test çözmenizi istyolar 18 daha 1 haftada 70 saat ders yapılan bir toplum. 17-19 tane farklı farklı ders görüyoruz. Ve bunlarının hepsinin çok iyi olmasını bekliyolar bizden. El altından milyonlarca dolar ayakkabı kutularına saklanıyor ama devlete sorsanız hala parasızız. Binlerce insan borçlardan bugun de intihar etti,ve bi sürü aile baskısı yüzünden genç ölüyor. Devrimci düşünceyi yaymaya çalışanlarıda unutmadık, onlarda çok yaranlandı. İnsafsızca sıkılan gazlar,mermiler Berkin,Ali ismail ve daha bi sürüsü unutulmadı hiç biri. Dersaneleri kaldırlar ve kazık kazık sınavlarla ygs’ye giricek öğrenciler. Kitap okumayı yaymadan bi de kitapları yakanlarla dolu etrafımız. Lezbiyenler,Gaylar,Biseksüeller hep dışlanıyor. Batıcı olmaya çalışırken köreldik. Kendimiz olmaya çalışmalıydık, O dağda savaşan mehmetciğin hakkı yeniyor, o bi baklava yüzünden hapis yiyen 13 yaşındaki çocuğun hakkı yeniyor, hep hakkımız yeniyor. Ama şşşşş,ses yapmayın. Türkiye’m uyuyor.

To Tumblr, Love Pixel Union